Kimimiz bu ayı fırsat bilerek,
yoksulları sevindirecek, kimimiz aylardır hatta yıllardır hatırlamadığımız
komşumuzu, yakınımızı eve, soframıza buyur edecek, kimimizde yardım
kuruluşlarına koşarak ellerinden geldiğince yardımda bulunmaya çalışacaktır.
Tabi Ramazan ayını önemli kılan
taraf sadece bu değil. Ramazan ayı, salt aç kalınarak günahlardan arınmayı
sağlamaz, aynı zamanda ramazan ayının sosyal hayatı düzenleyen bazı önemli
görevlerinin de olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Çünkü Ramazan ayı, sadece
ibadetlerin yoğun biçimde yaşandığı/yapıldığı manevi değerlerle hatırlanmıyor,
idrak edilmiyor, aynı zamanda önemli geleneksel değerleri de içinde
barındırması bakımından Müslümanlar için önemli sayılıyor.
Tabiî ki Kutsal kitabımız olan
Kur’an’ın bu ayda indirilmiş olması ve bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen
Kadir gecesinin ramazan ayı içinde kutlanması Ramazanın İslami jargonlar
bakımından en önemli bir özelliğidir. Ancak, aile birliğinin daha güçlü
kılınması, komşuluk ilişkilerinin farklı bir boyutla hatırlanması, fakirlerin,
hastaların hatırlanması, yardımlaşma ve paylaşma arzusunun üst düzeye çıkması,
bir ay boyunca düzenli yemek alışkanlığı ile sağlık konusunda en azından bir
aylık bir süreyle yediğimize içtiğimize dikkat edilmesi gibi sosyolojik
değerler manzumesi ile birlikte Ramazan ayının bir başka önemli tarafı da
hatırlanmalıdır.
Bu yüzden salt yemek yememek
olarak görmemek gerekiyor Ramazan ayını. Onun taşıdığı ulvi değerlerin de
hatırlanması gerekiyor.
Hiçbir İslami jargon kendisine
paye biçilmesi için var olmamıştır. Aksine yeryüzünün bütün varlıklarının
payelenmesi için vardır. Namaz kılarak, oruç tutarak, zekât vererek, hacca giderek
İslam’ı daha güçlü ve anlamlı kılmaya yeltenmemeli kimse. İslam dininin ve onun
temel kaynağı olan Kur’an’ın bunlara katiyen ihtiyacı yok. İnsanlar arası
diyalogu sağlamak, ilişkileri güçlendirmek, ortak amaçlar uğruna çalışmayı
sağlamak, eşitlik ve adalet duygularını geliştirmek ve uygulamak gibi sosyal
yönü ile de hatırlanmalı ramazan ayı…
Salt aidiyet, biat ve ahiret’te
sorguya çekilme korkusu ile ilişkilendirilerek dar bir alana
sıkıştırılmamalıdır.
Daha geniş anlamda düşünerek
bütün içeriği ile doya doya yaşanmalı Ramazan. Ancak bu şekilde haz alınabilir,
huzur bulunur. Davulla, zurnayla, cümbüşle işi yok Ramazan’nın…